Hayatta trajik olan hedefe ulaşamamak değil ulaşılacak hedefinizin olmamasıdır.

Benjamin Mays


                              



SEMPOZYUM


Sempozyumun konuları, akışı, ek olarak sunum dosyası ve ücreti


Sempozyumun akışı


Aramızdaki sözleşme gerçekleştikten sonra, sana e-mail vasıtasıyla, seçmiş olduğun sempozyum konusu hakkında, özenle hazırlamış olduğum bir sunum dosyasını da gönderiyorum. Dosyayı bir printer ile yazdırabilirsin de, hatta bunu sana tavsiye ederim. Buluşmalarımız esnasındaki inceleyeceğimiz konunun sorular geçidi bu dosyada mevcut. Bilgi dosyasında sorulan soruların arkasında özel ayrılmış boş alanlar da var ki, şayet içinden herhangi sorular gelirse, ya da içinden geçenleri not almak istersen, onları yazabilme imkanın da olsun diye. Ayrıca bu dosyada derlediğim pozitif olumlamalar, birçok hayat tecrübelerim ve tüyolarım da mevcut. Bu dosyanın asıl daha önemli bir boyutu daha var, sen onun içine sempozyum öncesi ve de sonrası ki iç hallerini de kaydetmiş oluyorsun. Sendeki ruhsal değişimleri de ayrıca gözle görülür bir hale de getirmiş oluyorsun, bu aynı zamanda da muhteşem bir motivasyon kaynağıdır, sevgili okuyucu.

Akabinde grup halinde sempozyumlara, seminerlere, sohbetlere buluşuyoruz, hemde herkes evinde rahat rahat oturarak! Telekonferans vasıtasıyla elbette. Bir grup halinde anlaştığımız saatte buluşuyor ve kişisel gelişim sohbetimizi gerçekleştiriyoruz.

Telekonferans bazında sana özel sempozyum da elbette mümkün! Çünkü illa ki bir grupta kişisel gelişmek şart değildir. Gayet doğal ki, bu durumla beraber seminer konusunu da özel olarak alttaki temaların içinden seçerek, sen belirlemiş oluyorsun.

Sempozyumun temel hedefi ise kişisel gelişimdir, ve hayatın o an ki biraraya getirmiş olduğu kişilerle beraber seminerimize yoğunlaşırız. Bu yazımın daha alt bölümünde sempozyumun tüm ana temaları tekrar vereceğim elbette, fakat ondan önce sempozyumların içeriğini, önemini ve akışını şöyle bir işleyelim, sevgili okuyucu.



Ben sempozyumun sinerji gücüne hayranım!, sayısızca defa bu tür seminerlere katıldım ve gördüm ki, hemfikirli insanlarla kişisel gelişim daha daha verimli oluyor. Sevgili arkadaşım hele bir hayal etsene, bir ekiple beraber, herkesle paylaşmak istemediğimiz bir konuyu,ve ya haz aldığımız bir meseleyi beraberce ele alıyor, ve onu enine boyuna konuşarak, hem bilincimizi genişletiyor hemde ruhsal daha da gelişiyoruz, hemde o duruma bir çözüm üretiyoruz. Zaten de en içten ruhumu doyuran bir konu ile haşır neşir halinde bulunmam beni bana katan bir davranıştır. 

Aksi bir hali düşündüğüm de ise, kim ister ki tahammül dahi edemediği bir olayın içinde devam bulunsun. Tabii ki de bunu yapanlar çoğunlukta, bunu ben çevremde sayızca defa bizzat gördüm, fakat bu demek değildir ki o yol doğru yol. Bu yolu seçenler ise aslında içinden uyanmak istemedikleri bir rüyadalar, senin anlayacağın bir çeşit yanılsamadalar: Etrafta olan bitenler onları son derece rahatsız ettiği halde, kalp gözlerini (ruhlarını/bilinçlerini) buna kapatarak, kendi kendilerini bir yapay gaflete mahkum etmiş haldeler. Ben etrafımda bu halleri her fark edişimde daima eşduyum hissederim, ve doğal olana karşı bu denli karşı çıkışlarını halen bugün dahi anlamış değilim. Zira, ya doğamıza saygı duyarak elele yürümeyi öğreniriz, ya da bir illüzyona kapılır, doğa dışı yaşar, envaiçeşit davranış kalıpları içinde yapay bir benlikle ölür gideriz.

Nedir bizleri, içimizdeki öz hislerimizi tamamen bastırarak, sırf toplumun gözüne girebilmek için, bilincimizi yer ile yeksan halinde tutan o basiret, sevgili okuyucum? Toplum nasıl olur da bizi bu denli kendi kontrolü altına alabilmeyi başarmıştır? Nerede bizim otokontrolümüz sevgili kardeşim? Öyle ya, birileri bizi habire kontrol altında tutuyorsa, biz kendimizi kontrol edemiyoruz demektir bu! 

Oysa ki insanoğlu çok kıymetli bir varlık. Oysa ki o insan öyle bir yaratma gücüne ve de umman potansiyellere sahip ki, ne acıdır ki insan bunun farkında dahi değildir. İşte biz böyle böyle kendine güvensiz ve hürriyetsiz bir toplum olduk. Sürekli bir ilişki bağımlılığı halindeyiz: İçinde bulunduğumuz toplumun 'aferin iyi yaptın' onayı olmadan, 'ben tamamen eksiğim' duyguları ve davranışları içerisindeyiz, hemde habire. Otokontrolünü başkasına devreden 'şahış', hayatın beraberinde getirmiş olduğu doğal sorumluluğu üzerine almaya çekinen şahıstır.



Değerli misafirim, işte kişisel gelişim denen umman araç, bizi o gafletten ve dahi onun bunun kontrolünden uyandırabilme gücüne sahip bir gereçtir. Burada tek bir şart ise hür iradedir: Hür irademle otokontrolümü geri alma arzumdur, beni başkalarının zihinsel emirlerine göre devam yaşamaktan beri alabilecek olan yegane güçtür bilinçlenme denilen olgu.

Artık sende çok iyi bilirsin ki, hemfikirli olarak, sempozyumlar/seminerler eşliğinde aynı hürriyete, geleceğe ve barışa yürümenin ne kadar önemli olduğunu sevgili okuyucum. 

Ve şu da ek olsun bu yazıma, tesadüfen doğmadım ben...

Eğer bu aleme geldiysem, benim bir misyonum var demektir. 

Sezgilerim ve eğitimim sayesinde, hoş olanı uygun olmayandan ayırma  yükümlülüğüm ve sorumluluğum var benim. 

Yaşadığım ortamları güvenilir ve barışçıl hale getirme misyonum var benim.

Güvenli ortamlar yaratma yükümlülüğüm var benim.

 


Kıymetli Tanrı misafiri, var mısın elele vererek, içimizdeki bizi ağır ağır acıtan o hislere/duygu/düşüncelere/maskelere meydanlar okuyarak onlarla yüzleşmeye, akabinde de bundan dolayı kalbimizde doğan o barış ışığını cesurca etrafımıza yaymaya; daha huzur ve barış dolu yarınlar için?

                   

                           Sempozyum konuları:


1) Ruh potansiyelleri: Yaratıcılık kapasitemin ve yeteneklerimin ne kadarının farkındayım ben?

2) Ben cesurum!

3) İnsan haklarına saygı: Psikolojik sınırlarımı belirliyor ve çevreme hayır! diyorum; 1. Bölüm  

4) Hangi tür çevresel (ve içsel) manipülasyonlar benim psikolojik sınırlarımı korumamı engelliyor?; 2. Bölüm

5) Pozitif olumlu düşünce gücü zaten benim hayat tarzım; 3. Bölüm 

6) Motivasyon bir sanattır. Üstün başarı, kendi kendini her konuda motive etme gücüne sahip olmakla başlar  

7) Hayat misyonumu tanımlamak istiyorum ben!: Şu anki iş hayatımdan memnun muyum? Ve çalıştığım mesleği bilinçili mi yoksa hasbelkader mi seçtim?

8) Hayat sevinci nedir?

9) Beraber biz daha da güçlüyüz! Beraber kişisel gelişerek yaratalım arkadaşlar

10) Şükran olgumu daha da geliştiriyorum

11) Gülme kursu

12) Sezgilerin aksine işleyen ego

13) Ben duygudaşımla karşılaştım mı?

14) Her kriz bir şanstır: Çılgınlık, her yaşanmış bir hayati çılgınlığın altında dev bir pozitif mesaj gizlidir. Krizlerle başa çıkma tüyolarını inceliyoruz

15) Ben yalnızım: kendini korunmasız, evsiz ve barksız hissetmek

16) Mesajların semboliğini anlamak istiyorum

17) Davranış kalıplarını inceliyoruz

18) Toplumsal değer yargı sistemlerine karşın benim inançlarım

19) Tütsü kursu


 

            

Sempozyumun ücreti

Yukarıda belirtmiş olduğum temaların her birisi, kendi çapında çok içerikli ve içiçe birbirini destekleyen ve tamamlayan bir eğitim paketçiğidir. Öyle ki, her bir seminer 2 seanstır. Biz ise 2 hafta boyunca haftada bir kez grup halinde 2 saat telekonferans üzeri buluşur, ve o seminer konusunu detaylıca işleriz.

Kişisel gelişim demek, gönül ve sabır işi demektir sevgili arkadaşım, zira yıllarca ta derinliklerimiz de muhafaza ettiğimiz davranış kalıplarımızın günyüzüne çıkışı bizi zihinsel yoracaktır. Kendimizde bugüne dek göremediğimiz bir karakter yapısı ile karşı karşıya gelebiliriz. Bu süreç belki önce bizi zorlayacak, fakat bu binlinçlenme beraberinde bize iç barışımızı, hedeflerimizi ve iç huzurumuzu da getirecek elbette.

Her bir seminerin ücreti ise eğer sen seminer

başlayış tarihinden 6 hafta öncesine erknn rezervasyon  yaparsan 210,00 euro'dur;

seminerin başlayacağı güne 4 hafta kala ödeme yaparsan, ücreti 250,00 euro'dur;

birkaç seminer birden rezervasyon etmek istersen, lütfen bana yaz, her iki taraf içinde harika bir

fiyatta anlaşırız:  İletişim.

Taksitle ödeme olanakları da elbette mevcut.


Senin seminer başvurun bana ulaşır ulaşmaz da, sana hem merak ettiğin sorulara, hem ödeme olanaklarını, hemde gereken tüm diğer bilgileri de e-mail aracılığı ile göndereceğim. 


Sevgili okuyucu, hangi butonla devam etmek istersin?


Seminer başlayış tarihleri

Sempozyum başvurusu 

Açık öğretim kişisel gelişim dosyası için başvuru

Daha çok tecrübe okumak istiyorum

İletişim



Büyümek için zamanınızı üreterek tüketin.

Mümin Sekman